TÜP BEBEK TEDAVİSİ

Alanında Uzman Kişiler ile Kaliteli ve Konforlu Bir Ortamda Hizmet Sağlıyoruz…

TÜP BEBEK TEDAVİSİ

Normal bir hamilelikte, erkek spermi bir kadının yumurtasına nüfuz eder ve yumurtalıklardan olgun bir yumurta salındığında yumurtlamadan sonra onu vücudunda döller. Döllenmiş yumurta daha sonra rahim duvarına yuvalanır. Yani cinsel ilişkinin ardından sperm ve oositin birleşmesi ile oluşan yeni hücre (zigot) anne adayının rahmine yerleşir. Burada bölünerek çoğalan zigot gelişerek fetüsün oluşumunu sağlar. Çocuk sahibi olmanın istendiği ancak doğal yollarla hamileliğin gerçekleşmediği koşullarda, tüp bebek tedavisiyle çözüm üretilebilmektedir. Tüp bebek yöntemi genellikle 1 yıldan fazla bir sürede korunmasız birlikteliğe rağmen gebelik durumunun gerçekleşmemesi sonucunda tercih edilen bir yöntemdir. Tüp bebek tedavisi yumurtalıkların döllenmesine göre klasik tüp bebek (IVF) ya da mikroenjeksiyon (ICSI) yöntemleriyle uygulanır.

tup-bebek2
tup-bebek

TÜP BEBEK TEDAVİSİ HANGİ DURUMLARDA TERCİH EDİLİR?

  • Fallop tüpü hasarı veya tıkanması: Fallop tüpünün hasar görmesi veya tıkanması, bir yumurtanın döllenmesini veya bir embriyonun uterusa gitmesini zorlaştırır.
  • Yumurtlama bozuklukları: Düşük yumurtalık rezervi Anovulasyon, infertilite nedenlerinin %5-25’ini oluşturur. Bir kadında yumurtlamanın olup olmadığı ultrasonografi (USG) ile yumurtlama takibi yapılarak veya serumda progesteron hormon düzeylerine (adetin 19. 21. ve 23. günlerinde) bakılarak tespit edilebilmektedir. USG de yumurtanın büyümediği veya tekrarlayan progesteron ölçümlerinin 3 mg/ml’nin altında olması yumurtlamanın olmadığını gösterir.
  • Rahim fibroidleri: Myomlar rahim duvarındaki iyi huylu tümörlerdir ve 30’lu ve 40’lı yaşlarındaki kadınlarda yaygındır. Myomlar döllenmiş yumurtanın implantasyonuna engel olabilir.
  • Bozulmuş sperm üretimi veya işlevi: Ortalamanın altında sperm konsantrasyonu, spermin zayıf hareketi (zayıf hareketlilik), servikal mukusa nüfus edememesi, hayatta kalamaması veya sperm boyutunda ve şeklindeki anormallikler.
  • Açıklanamayan kısırlık: Açıklanamayan kısırlık, ortak nedenler için değerlendirmeye rağmen kısırlığın hiçbir nedeninin bulunmadığı anlamına gelir.
  • Genetik bir bozukluk: Anne ve baba adaylarının genetik bozukluğu çocuklarına geçirme riski var ise preimplantasyon genetik testleri için başvuruda bulunabilir. Tüp bebek tedavisinde yumurtalar toplandıktan ve döllendikten sonra, bazı genetik problemler için taranır; ancak tüm genetik problemler bulunamaz. Tanımlanmış genetik bozukluklar içermeyen embriyolar rahme transfer edilebilir. Preimplantasyon genetik tanı (PGT), çocuklarına ciddi bir genetik hastalık geçirme riski taşıyan çiftlere önerilen bir tanı yöntemidir. Kistik fibrosis, talasemi gibi bazı genetik hastalıkları taşıyan çiftlerin embriyolarında PGT sayesinde gebelik gerçekleşmeden, gebeliğin sonlandırılmasına gerek kalmadan hastalık teşhis edilip o embriyo bu şekilde elenebilir. Preimplantasyon genetik tanı, sadece bu tür genetik hastalık riskleri olan çiftler için değil, aynı zamanda yapısal kromozom bozukluklarının (Örneğin translokasyon, inversiyon vb.) neden olduğu tekrarlayan düşükler nedeniyle sağlıklı bir gebelik oluşturamayan çiftler için de alternatif bir yol sunmaktadır.